13 Mayıs 2008 Salı

Geleneksel Japon Bahçeleri

Japon Bahçeleri sadece Peyzaj Mimarları tarafından değil ,dünya üzerindeki bahçe ile ilgisi olsun olmasın, neredeyse tüm insanlık tarafından bilinmektedir. Japon uygarlığının oluşumuyla başlayan bu süreç, günümüze kadar çeşitlemeleriyle, akımlarıyla, kültürel yansımalarıyla ve görselliğiyle aklımızı başımızdan almaktadır.

Giriş kapısı

Japon Bahçeleri'nin en önemli sembollerinden ilki kiremitli çatılara sahip olan giriş kapılarıdır. Sol resimdeki kapı, birçok harika bahçeleri ile ünlü olan Kyoto kentindeki kapıdan ilham alınmıştır.Görkemli kapı ana bahçeye açılan ihtişamın ilk göstergesidir. Kapının hemen yanında büyük taştan bir Kasuga feneri yeralır. Siyah Japon çamları Kasuga fenerine, arka planda koyu bir fon etkisi yaratarak eşlik etmektedir. Bu tür fenerlerin genellikle el yapısı olanları Japonya'ya, imitasyon Beton olanları da dış ülkelere hitap etmektedir.

Koma inu

Kapının tam içinde iki tane Koma İnu yani Aslan Köpekler yeralmaktadır. Bu mitolojik hayvanlar kapıya, bahçeyi kötü ruhlardan korumak amacıyla yollanmıştır. Daha doğrusu buna inanılır ancak görevlendirilmiş ve koruyacakları an canlanacaklarını hayal etmek biraz ürpetiyor insanı. Görevleri iyi ve kötü tüm ruhları uzak tutmaktır bahçeden. Sadece kötü ruhları kaçırsaydı bahçe tam bir cennete dönecekti ancak bu siimgesel durum bu dünyada yeralmamalı. Aslan Köpeklerden birinin konuştuğuna, diğerinin dinllediğine de inanılıyor. Tasarım açısından bakacak olursak, bence asıl amaç bahçenin görsel dengesini sağlamak. İki aslında çift sayı olmasına rağmen, tasarımdaki tek sayı temasını bozmamak için ayrı ayrı sayılıyorlar. Biri dinleyen köpek, diğeri de konuşan...

Pagoda

Patikada ilerlemeden, taştan oyulmuş Pagoda'ları görüyoruz. Tekrarlanan taş çatıcıkların, mitolojik sahnelerden kanatlanan Ejderha'nın bıraktığı izleri anımsattığına inanılıyor. Pagoda'lar tapınakların bir çeşit minyatür modelleridir ve Budizm'in Japon bahçelerinin gelişimindeki etkisini hatırlatırcasına dururlar

Rhododendronlar

Bahçedeki yürüyüş yolu boyunca, dağ eteğini kaplayan, baharda kırmızı-beyaz ve uçuk pembe olarak "patlayan" Açelyaları (Azalea) görebiliriz. Azalea spp, Rhododendron indica, formosa ve white-red bird hibridleri; bir bahçede bulunabilecek en cesur ve çarpıcı renk kartelasını oluştururlar. Japon Bahçeleri ağaçların ve çalıların yeşilliğini göstermek için dizayn edilir. Çiçek açan Bitkilerin renklerini belirtmek için yapılan, rengarenk tasarımların tersine genellikle daha "tek-renklidirler". Japon Bahçelerindeki yeşilin baskınlığı, bahçede durgun ve dinlendirici bir kalite yaratır.

Senju kannon

Budizm'in diğer sembollerinden olan bu motifli taş, Pittosporum tobira ve Camelia' ların arasında bir kuş yuvası gibi durur. Bu küçük aziz kabrine "Senju Kannon" veya Binlerce Elin Kannon'u denir. Bu Taş, sonsuz merhametin sembolüdür ve Budist amblemlerinden olan tekerlek, tesbih, lotus çiçeği ve tütsü taşır.

Yukimi doro

İlerlediğinizde bir göl ile karşılaştığınızı hayal edin. Gölün ucunda, Japonların en ünlü fenerlerinden olan "Yukimi Doro" bir başka deyişle "Kar gösteren fener" durur. Malesef üzerine kar yağmış ve heryeri kar kaplamış halini sizin hayal gücünüze bırakıyorum. Peyzaj.org size en kısa sürede karlı halini bulup gösterecektir. Bir göl olurda kıyısı olmaz mı? Sahilde ya da kumsalda (her nasıl hayal etmek istiyorsanız), dağınık duran taşlar suyu, sahil ise göle giden akarsu yatağını temsil etmektedir. Bir de bu kompozisyonun Yukimi Doro ile bütünleştiğinde düşünün...

Nirvanaya giden yol

Öyle bir yerdesiniz ki, çağlayarak şelaleye dönüşen akarsuyu geçen, en yüksek yay çizen köprünün yapılmasıyla modellenmiştir. Köprü suya yansıdığında, bahçenin tamamlanmışlığını siimgeleyen tam bir daire oluşturur.

Sekiz tomurcuk şekilli finial Nirvana'ya giden yol hakkında bilgi veren, sekiz kutsal kurla gönderme yapmaktadır. Bir çok çift, evlilik seramnileri için bu köprünün çevresini seçektedir.

Kaplumbağa ada

Gözlerinizi hala açık mı tutuyorsunuz. Japon bahçelerinin gizemli dünyasındaki yolculuğunuza Peyzaj.org ile devam edebilirsiniz. Bir an için şu bahçenin Pitoresk görüntüsünü hayal etmek için durun. Derin bir nefes alın gölün ortasında; bir tapınağı hatta sonsuz mutluluğun yerini temsil eden adayı, onun kaplumbağa şeklindeki formunu, kasten insanlar ulaşamasın diye özellkile uzak tutulduğunu düşünün.

Dilek taşı

Ay köprüsünden Çayevi'ne kadar uzanan patikadan, efsanevi kuş "Phoenix" in basma taş panelini görebiliriz. Efsaneye göre Phoenix'in öldüğü zaman alevler saçarak patladığına ve küllerinden yeni bir tanesinin oluştuğuna inanılıyor. Phoenix kuşları ölümsüzlüğün sembolüdür olduğuna, ona sahip olana iyi şans ve uzun yaşam getirdiğine inanılıyor.

Çayevi

Çaybahçesine giden patikanın yanları, harika beyaz"birch" ağaçlarıyla çevrilidir. "Çayevi" özel olayları anmak için kullanılır. Geneleksel çay seromonisi ile ev sahipleri ve misafirleri manevi olayları anıp yadediyorlar. Her ne kadar misafir girişi alçak "Nijiriguchi", nin olduğu sol taraftansa da; çayevinin girişini kapayan sürgülü "shoji" kapıları seromonide saygıyla yerlerini alır.

Alcove

Ana odanın arkasında bir "alcove" vardır. Alcove'da ki asılı duran sarkık parşomen tomarı, dört mevsimin herbirinde değiştirilir. İçinde de "Hanaire" yani basitçe yerleştirilmiş saksı-vazo karışımı obje vardır. Çay seromonileri için hazırlanan en uygun çiçek arajmanının adı "İkebana" dır.

Nure sage

Nure Sage feneri, tepede çeşmenin yanında yeralır ve yağmurda duran geleneksel Japon balıkçıl kuşunu andırdığına inanılır. Fenerin şemsiyeye benzer yapısının kuşun kanatlarından esinlenildiği ve ters taraflardaki iki deliğin ise kuşun gözlerini siimgelediği düşünülmektedir.

Kurasansui

Kurubahçe yada diğer adıyla "Kurasansui" deki taraklanmış çakıllar, vücuttaki suya benzetilmektedir. Bu taraklı şekiller, denizler ülkesini ve içindeki özel formlar da dinginlik halini vurgular. Dokuz taşın tek sayısı ise, denizdeki herbir adaya denk düşünülerek yapılmıştır. Bu yeşil adalar, kore çimi ile kaplanmış ve sağdaki büyük adada çok iyi şekillendirilmiş siyah Japon çamı bulunur. Etrafındaki çitlerse bahçede yetişen bambulardan yapılır ve genellikle küçük "Zen" bahçesinin iskeletidir. Amacı, bahçeye insanların üzerinden yürümemeleri için izole etmektir. Bambu çitler hizasına da "Podocarpus" ağaçları dikilir.

Tsukubia

Çayevi'nin arka kısmında "Tsukubia" ya da taş su çeşmesi olarak adlandırılan bir obje vardır. Tsukubia, çay seromonilerinin vazgeçilmez geleneksel sembollerinden biridir.

Zig zag köprü

Zig-zag köprü bahçenin geleneksel elemanlarından biridir. Halk arasında, "yalnız düz bir çizgide seyahat eden" günahkar ruhlardan koruduğuna inanılıyor. Bu kötü ruhlardan biri eğer sizi köprüyü takip etmeye kalkacak olursa, suya düşecek ve bayılacaktır.

Rantei feneri

Zig-zag köprünün altında bir şelale aktığını hayal edin. Şelalenin sağ tarafnda eşsiz bir "Rantei" feneri bulunur ve 19.yüzyılda halk arasında "Su kenarında duran bahar feneri" de denir. Köprünün ötesinde beş-tiered Pagodalı bir Stupe durur. Tier'leri saydıkça; Zen'in beş tane belli başlı erdemleri olan insanlık, adalet, nezaket, akıl, ve sadakat karşımıza çıkar.

Iris

Büyük, zerafet dolu, ağlayan söğütün altında Japon süsenleri (iris.spp) vardır. Mayıs ayında büyük lanavtalar, mor ve beyaz çiçek baharı oluştururlar.

Bambu

Nadiren, yavaş büyüyen siyah bambu tarlaları, bahçe kapısının giriş ve çıkışında görünür. Siyah bambu korusunu geçtikten sonraki giriş kapısından geçtikten sonra, sizi etkileyici bir yamaç ve ufak göl manzarası karşılayacak.. Siyah bambuları geçip bahçeyi terkederken, kendinizi barış ve huzur dolu hissedeceksiniz.

Yazan : Hakan Korgavuş / Istanbul Üniversitesi - Peyzaj Mimarı
Çeviriler : Tuğba Mol / Mimarsinan Üniversitesi - Mimar

Hiç yorum yok:

 
müzik dinleşarkı dinle