5 Mayıs 2008 Pazartesi

Budama ve Gübreleme

Budama ve Gübreleme
Budama ve önemi Fidanlarda gençlik devresinde normal olarak toprak altı organlarının çabaları, toprak üstü organlarındakine göre fazladır. Genç ağaçlarda kuvvetli sürgünler oluşmaktadır. Ağaçlarda bol ve kuvvetli sürgünleri oluşturduğu devreye “Gençlik kısırlığı” denir. Bu sürenin mümkün olduğu kadar kısa olması istenir. Bu önlemler arasında karbon asimilasyonunu artırmak üzere yapılan budama işlemleri, diğerleri gibi etkili olmaktadır.
Budama tekniği Ağaç yetiştiriciliğinde, Ağaçların fizyolojik faaliyetleri üzerine teknik uygulamalarla etkili olunabilir. Ağaçları budama işlemleriyle kısa zamanda ürün vermeye başlatabileceğimiz gibi, meyve başlama zamanını da geciktirebiliriz. Örneğinin, meyve fidanlarının daların kesilmeden bırakılmaları, eğilmeleri, bükülmeleriyle bunlar üzerinde çiçek tomurcuğu oluşumunu hızlandırır, meyve ağacını kısa sürede meyve vermeye yönlendirebiliriz.
Lider terbiye teknikleri Spur ve yarı bodur ağaçlarda 75 cm, standart ağaçlarda 90 cm den tepe kesimi yapılır. Tepesi vurulurken ki son göz aşı noktasının ters tarafında olmalıdır. Böylece yetişen ağaç bir denge halinde olabilsin. Eğer dallı fidan dikilecekse bir veya iki yaşlı o zaman 4-5 geniş açılı yan dal bırakılır. Bu dalların en düşük olanı 45 cm toprak yüzeyinden yukarı olmalı ve bu dallar arası düşey olarak 5-10 cm aralık olmalıdır.
Dikim budaması Uzun dallar uzunluğunun 1/3 ile 1/4 arası çıkarılarak yaklaşık 61 cm’ye kısaltılmalıdır. Dallardaki budama, nakliye ile oluşacak şokun önlenmesine yardım edecek ve daha küçük kök sistemiyle daha yakın denge oluşturacaktır. Çok dallı ağaçlarda dalların budanması da ölü göz oranını azaltacak ve dallanmayı arttıracaktır. Budama dalları da sertleştirdiğinden Ikinci yılda ürün verdiğinde ara dalları yukarı bağlama ihtiyacını azaltır.
Budamanın etkileri Beşinci yıllarda ,yazın ana dalların yerini belirleme ve durgun budama evvelki yıllardaki gibi aynı olacaktır. Ağaç son yüksekliğe ulaştığı ve üst dallar üzerinde meyvelendiği zaman merkezi lider iki üç yaşlı dal içine doğru geriye kesilmeli, yeni lider sürgün olarak zayıf bir yan dal bırakılmalıdır. Erken ilkbaharda liderle rekabet eden güçlü dallar uzaklaştırılır. Erken ilkbaharda ağacın ucuna yakın dalların açılmasına (yayılmasına) devam edilir.
Gübreleme Hayatlarını sürdürmeleri bulundukları ortamda yeteri kadar besin elementi olmasına bağlıdır. Toprak tabi olarak çok sayıda mineral maddeyi yapısında bulundurur. Ancak bunların miktarları her zaman yeterli seviyede değildir. Özellikle üzerinde bitki yetiştirilen topraklar zamanla besin elementleri yönünden fakirleşir.
Gübre tespit yöntemleri Toprak örneği alımında önce arazinin farklılıkları belirlenmelidir. Eğim, toprak rengi, toprak tipi, yükseklik, taban suyunun durumu gibi arazideki farklılıklar dikkate alınarak, her farklı bölgeden ayrı örnek alınmalıdır. Eğer arazi homojen ise 20 da araziden 1 örnek alınması yeterli olabilir.
Bitki analizi Yaprak ve diğer bitki organlarının analizleri de son yıllarda yaygınlaşan bir verimlilik belirleme yöntemidir. Ancak tek başına yaprak analizleri ile gübre önerilerinde bulunulamaz. Yaprak örneği alınırken bitki türü, yaşı, meyveli olup olmaması, ağacın meyve tutumu, yaprağın durumu vs. gibi faktörler dikkate alınmalıdır.
Bitki faktörleri Ağacın yaşı ile verim ve büyüklük doğru orantılıdır. Dolayısıyla ağaç yaşı arttıkça verilecek gübre miktarı da artırılmalıdır. Ancak bu artış ağaç pik verime ulaştıktan sonra durdurulmalıdır. Ağaç büyüklüğü ile önerilecek gübre miktarı arasında sıkı bir ilişki vardır. Ağaç büyüklüğünde ölçü ise gövde kalınlığıdır.
Azot etkisi Tabiatta azotun kaynağı organik maddeler ve havanın serbest azotudur. Havanın serbest azotu ve organik maddelerin bünyesindeki azot bazı kimyasal olaylar (amonifikasyon, nitrifikasyon vs.) sonucunda Bitkilerin faydalanabileceği amonyum ve nitrat formuna dönüşür. Azot Bitkilerin temel yapı taşlarındandır.
Fosfor etkisi Bitki ve topraktaki fosforun tamamına yakını beş değerlikli oksidasyon derecesinde bulunur. Toprakların fosfor düzeyi değişkendir. Ancak bunun çok az bir kısmı bitkiler tarafından alınabilir formdadır. Özellikle topraktaki kil tipi ve miktarına bağlı olarak fosforun önemli bir kısmı toprak tarafından tutulur.
Potasyum etkisi Belirtiler önce yaşlı yapraklarda görülür. Zira eksiklik halinde yaşlı yapraklardaki potasyum genç yapraklara taşınır. Belirtiler yaprak kenarlarında ve uçlarında başlar. Yaprak kenarları önce sararır, daha sonra koyu kahverengine döner. Şiddetli noksanlık halinde siyahlaşabilir.
Kalsiyum ve Magnezyum Bitkilerce alım hızı çok düşüktür ve topraktan Ca++ iyonu şeklinde alınırlar. Taşınması ise büyük ölçüde transprasyona bağlıdır. Yani xylem dokusunda Ca taşınması kitlesel akış ile olmaz. Bu kalsiyumun bitkide son derece hareketsiz olduğu sonucunu ortaya koyar. Floem dokularında Ca içeriği çok düşüktür.
Kükürt, Demir ve Çinko Bitkide proteinlerin bileşiminde bulunur. Klorofil oluşumu için gereklidir. Bazı vitaminlerin bünyesinde bulunur. Bitkilerde soğuğa dayanımı artırır Kükürt eksikliği Bitkilerde kükürt eksikliğinde azot eksikliğine çok benzeyen belirtiler görülür. Yani homojen bir sararma vardır.
Mangan, Bakır ve Bor Ağaçlarda Mn eksikliği belirtileri rahatlıkla demir noksanlığı ile karışabilir. Yaprak analizleri doğru teşhis için önemli bir araçtır. 25-30 ppm’ den az Mn bulunursa mangan eksikliği muhtemeldir. 20 ppm’ den az olursa mangan noksanlığı vardır. Sert çekirdeklilere göre daha fazla mangana ihtiyaç gösterirler.
Fertigation Yöntemi Son yıllarda sulama yöntemlerinde uygulanan yeni teknolojiler gübrelerin uygulanmasında da bazı yenilikleri beraberinde getirmiştir. Damla sulama sistemi modern meyve bahçelerinin vazgeçilmez ekipmanı haline gelmiştir. Bu durum gübre uygulamalarının da sulama suyu ile verilmesini sağlamıştır.

Hiç yorum yok:

 
müzik dinleşarkı dinle